Huzur kovalasın

Uzun süredir görmediğim arkadaşımla hasret gidermeye, kış denizini tadımlamaya, dağlarda erimeye, durmaya, ilham perileri ile randevulaşmaya gelmiştim. Nasıl da dinlenecek, mutlu olacaktım:) Bu tatilde herhangi bir şeyin sorumluluğunu almayacaktım, evde zaten bol bol sorumluluğum vardı…Yaşam bu ya işte, verandama kediler doluştu yine…Özelikle ikisi ile özel bir bağ kuruluverdi hemen. Pek sevdik birbirimizi yine 🙂 Bu son derece sağlıklı kedilerden biri aniden hastalandı, kilo kaybetti 2 günde ve verandamda yatmaya başladı…Bu arada Çıralı’da bırak veterineri eczane bile yok, bu mevsimde minibüs vs zaten yok, taksi bile uzaktan bir yerden geliyor. Bana dert oldu, olmaz mı? Kaldığım yerdeki insanlar yardım edeceklerini söylediler, sonra oralı olmadılar…Arkadaşım da pek oralı olmadı, hatta benim dikkatimi dağıttı derken bir öğlen aldım kediyi km lerce ötede Finike’ye götürdüm taksi ile. Telefonda çok ilgili, süper internete yorumlarına sahip veteriner oraya vardığımda çok kısa ve acele bir muayene yapıp işim var deyip çıktı, uzatmayacağım serum takıldı ve ben 3 saat kadar Finike’de oyalandım. Sonra geri aldım, Çıralı’da tekrar uykusuz bir gece geçirdik birlikte, bol bol inceledim onu…bir yandan uyumazken, zihnim başladı “tatile gelmiştin, yine moralini ve sağlığını bozuyorsun, her kediyi kurtaramazsın” diye başladı eziyete…:) Sonra zihnime dedim ki “kapa çeneni, ben buradayım, kedi hala hayatta, tatil bu anda benim için bu demek, buradayım, her şey yolunda; olan bu çünkü.” Tabi bunu bir yandan da sadece zihnime değil tatiline baksan, zaman ve para harcıyorsun keyfini çıkarsan, endişelenmesen” diyen yakınlarıma da söylüyordum:)

Sabah kedi odadan çıktı, birden zar zor da su içmeye gitti; umutlandım, yaşayacak mı yoksa diye. Sonra kayboldu ve bir daha gelmedi; saklı bir yere ölmeye gitti muhtemelen. Arkasından diğer kedilerde de benzer belirtiler olunca ki zaten baştan beri şüpheleniyordum “kedileri zehirlediler” fikri daha da canlandı zihnimde. Kaldığım yerden şüphelendiğim için huzurum iyice kaçtı! Allahım tatilime ne oluyordu…Olsundu. Hayat böyleydi benim için. Hiç tanımadığım canlılar için endişelenerek geçirebilirim tatil denen şeyi 🙂 Yeter ki farkında olayım. Çok çok üzgün bir tarafım o tatlı için ama bu tatilin bana öğrettiği harika bir şey var:
Huzurun peşinden koştukça, huzur kaçar. Bırakıyorum huzur beni kovalasın artık!

Ki şu an çok keyifli bir yerdeyim, gökte ışıklar, boylu boyunca kaktüsler, Fikret Kızılok çalıyor ve tüm güzelliği ve güzü ile Tahtalı (Olimpos) Dağı…Şükürler olsun.

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close